1. Ana Sayfa
  2. SON DAKİKA
  3. Van Avm

Van Avm

rkOsT0qPz-small

Van Avm

Adres: Serhat, Cumhuriyet Bulvarı Van Alışveriş Merkez No:147, 65100 İpekyolu/Van
Çalışma saatleri: 
Açık ⋅ Kapanış saati: 22:00
Çalışma saatleri veya hizmetlerde değişiklik olabilir
Telefon: (0432) 222 02 02

 

AVM (ALIŞVERİŞ MERKEZİ) NEDİR?

Günümüzde tüketim kavramının alışveriş adı altında yeniden biçimlendiği görülüyor. 21. Yüzyılın tüketicisi olarak, teknolojinin tetiklediği bir yaşam tarzı içinde bilinçli alışverişi yöneten insandan çok, adeta bu konudaki satın alma kararlarının bulanıklaştığı, alışveriş ortamının, reklamın ve promosyonların biçimlendirdiği bir profilin davranışlarının ve bu konuda nelerin rol oynadığının irdelenmesi gerekiyor.

Kent insanının bir tüketici olarak sosyal açıdan bu biçimlenmesiyle fiziksel olarak yeniden şekillenen bir kent yaşamının nasıl oluştuğuna ve bunun aktörlerine göz atmak gerekecektir. İnternetin başını çektiği, cep telefonunun, ulusal/yerel Radyo ve Televizyonun, yazılı basının pekiştirdiği süreçte bilginin düşünce hızıyla yayıldığı bir dünyada herkes her şeyden anlık haberdar olabilmektedir. Düşünebiliyor musunuz araştırmalar sıradan bir tüketicinin beynine günlük 5000 mesajın girdiğinden bahsediyor. İnsan bu bombardıman altında gerçekten ne istediğine nasıl sağlıklı karar verebilir? Alışveriş dünyasının bu şaşaalı görüntüsü altında insanların hayal bile edemeyecekleri bir yaşam tarzını yakalayabilecekleri (elde edecekleri değil) fikrine kolayca inanmalarına şaşmamak gerekir. Öyle ya hayaller bedava…

Tüketim alışkanlıklarının değişmesine etki eden faktörler konusu gündeme geldiğinde medya unsurları kadar dikkatimi çeken, metropoller dışındaki kentlerde kurulan üniversiteler oluyor. Birçok şehirde açılan üniversitelerin, ülkenin ve bazen dünyanın birçok yerinden gelen öğrencilerinin taşıdığı alışkanlılarla ve beklentilerle bir kentin yaşamında etkili olduğunu belirgin biçimde görebiliyoruz. Bu farklı kültürel yazılımların referans olduğu yörelerden gelen öğrencilerin kent üzerindeki doğrudan veya dolaylı talepleriyle eğlendinlen (rekreasyon) alanları, ulaşım, kent mimarisi, kent kültürü ve günlük yaşam üzerinde değişim ve/veya dönüşüm etkisi yarattığını da fark ediyoruz. Öyle ki kent dokusunda tüketim merkezlerindeki ürün çeşitliliğinde, cafe, pastane ve restoran zincirlerinde, kitapevlerinde, eğitim, konferans merkezlerinde ve diğer eğlence merkezlerinin öğrenci ihtiyaçları doğrultusunda şekillenişinin yöre girişimcileri ve belediyeler için yeni fırsatlar yarattığına da kuşku yoktur. Üniversite kente bir çok yönden zenginlik getirmekte ve yerleşik alışkanlıkların, değerlerin değişmesinin önünü açmaktadır.

Öte yandan üniversite kadar güçlü değişim ve/veya dönüşüm etkisi yaratan devasa yatırımlar olan Alışveriş Merkezlerinin de inşaat sektöründe, emlak piyasasında, perakende ve toptan piyasalarda yarattığı canlandırıcı etkilere göz atmak gerekecektir. Tüketimin, mekan bazlı tasarımı olan bu merkezler yeni alışveriş kültürünün turnusol kağıdıdır. Metropoller dışında da gerçekleştirilen yatırımlara, ertelenenlere, proje halinde olanlara göz atıldığında Türkiye perakende ticaretinin gelecek yıllarda ağırlıkla nerede döneceğini tahmin etmek için kâhin olmak gerekmeyecektir.

Alışveriş merkezi nedir?

Alışveriş merkezleri 21. yüzyıl tüketicisinin her türlü ihtiyacını karşılamayı amaçlayan yaşam alanları olarak kabul edilmektedir. Metropollerde başlayan market, süpermarket, hipermarket yatırım süreci bir anlamda tüketiciyi yeni bir mekanda alışverişe hazır hale getirdi. Keskin rekabet ortamının hızlandırdığı daha iyi ürün ve hizmet yarışı, tüketicinin marjinal doyum noktasını sürekli değiştirerek yeni ihtiyaçları açığa çıkarmaktadır. Alışveriş Merkezlerinin, batıda çok önceleri tamamlananı gelişim evresinin Türkiye’de henüz başladığına tanık oluyoruz. Aynı süreç ülkemiz içinde de metropollerden başlayarak Anadolu’nun kentlerine yayılmasıyla da yaşanmaktadır.

Kentlerin sanatsal yapıları özelliği taşıyan Alışveriş merkezleri tek mülkiyet altında, merkezi bir yönetim tarafından idare edilmesi nedeniyle geleneksel alışveriş merkezlerinden farklılaşmaktadır. Fiziki konumu içerdiği ticari faaliyet zenginliği, bileşenlerinin ortak çalışma saatlerinin uzunluğu ve yatırımın ekonomik değeri açısından öne çıkmaktadır. Tüketicilerin alışveriş gereksinimlerini organize anlayışla çözümlemeyi amaçlayan bu merkezler giderek kent yaşamının önemli bir parçası olmaktadır. Ancak gün içinde binlerce insanın merak, alışveriş, vakit geçirme, eğlenme, vb. nedenlerle ziyaret ettiği bu devasa yatırımların işletmeciliği de etkili bir yönetimi gerektirmektedir. Yatırım projesinin fiziki olarak hazırlanması işletmecilik ve insan kaynaklarının da aynı hızda tamamlanmasını sağlamamaktadır. Günümüzün bu cazip yatırımı girişimcilerini yabancı ortaklarla ve Danışman Kuruluşlarla işbirliğine zorlamaktadır. Zaten küresel ekonomiye ivme kazandıran da sermayenin dünya pazarındaki hızlı hareketi değil mi ?…

Bu devasa yapıların kuruluş amaçlarına ve felsefesine uygun içerikte düzenlenmesinde izlenecek yollar için ne kadar danışmanlık desteği alınırsa alınsın sorun dönüp dolaşıp yönetim kademesinde söz konusu alanda deneyimli insan faktöründe düğümlenip kalmaktadır. Öte yandan bu tür merkezlerde teknik, idari ve güvenlik hizmetlerinde çalışanların halkla ilişkiler, müşteri anlayışı, iletişim becerileri konusundaki yetersizlikleri de işin yönetim açısından zorluk derecesini yükseltmektedir. İş insan kaynakları ve yönetimin yapılanmasına geldiğinde kâğıt üzerinde kolayca oluşturulan organizasyon şemalarının gerçekte çalışmadığı görülüyor. Bunun en büyük nedeni yatırımcının işletmecilik konusunu, yatırımın tamamlanıp hizmete açılması kadar önemli görmemesi ve mekanik bir anlayışla ele almasıdır. Bu perakende kanalının insan kaynağı da henüz emekleme dönemindedir. AVM yönetimi bir süpermarket yönetimine hiç benzememektedir. Müşteriler, yöre halkı, yakın çevre, çalışanlar, hissedarlar, üst yönetim, kiracılar ve onların çalışanları arasında çok fazla değişkenin devreye girdiği ilişkiler yaşanmaktadır. Burada yönetimin bir bütün olarak yetkinliği öne çıkmaktadır. Alışveriş Merkezi kendi kültürünü yaratırken bulunduğu bölgenin kültürüyle etkileşime girmektedir.

Kısaca AVM yönetim süreci kadar o merkezi kullanan herkesin öğrenme süreci aynı anda yaşanmaktadır. Ancak burada öncü olması gereken, uyumu kolaylaştıracak olan AVM yönetimidir. Ne yazık ki göz kamaştıran bu sanat yapılarında hiçbir harcamadan kaçınılmazken, insan kaynağı için aynı şeyi söylemek mümkün değildir. Geleneksel girişimci “Biz yapmasak başkası yapar. Bir an önce bir AVM kuruverelim” anlayışıyla mı hareket ediliyor düşüncesinin modern çağın bu merkezleri için taşınmadığına inanmak istiyorum. Ancak görünen odur ki, “hele yola çıkalım sonrasını düşünürüz modeli” burada da geçerli. Bu nedenledir ki büyük hayallerle yola çıkılan ancak sonunda hastane, iş merkezi, okul vb. olan, hatta halen ölü doğmuş AVM’ lerin olduğunu üzülerek hatırlatmak isteriz.

AVM Yatırımcısının ve girişimcisinin proje öncesi ve en azından projenin tamamlanma aşamasında kendisine sorması gereken bazı sorular var:

* Bu yatırımı niçin yapıyoruz? Hangi araştırma bilgilerini bu yatırıma dayanak yaptık?

* Fizibilite çalışmaları ( beklenen gelir, proje maliyeti, yatırımın geri dönüş süresi, pazar analizi, vb.) çok yönlü yapılmış mıdır?

* Yönetim yapısı nasıl olacak?

* Güvenlik, temizlik, bakım/onarım, teknik hizmetler nasıl ve kimler tarafından sağlanacak?

* İşletme felsefemiz ne olacak? Kimlere, neler sunacağız?

* Kent halkıyla nasıl bağ kuracağız?

* Kiracılarımız kimler olacak? Onları nasıl ve hangi kriterlere göre seçmeliyiz?

* Kiracılarımızla birlikte bir düzen kurmayı nasıl başaracağız?

* Müşterilerimiz kimler olacak?

* Kimlerle işbirliği yapmalıyız?

* Danışmanlık almalı mıyız? Kimlerden almalıyız?

* Merkezi çekim alanı haline getirmeyi, kârlı bir kuruluş yapmayı nasıl sağlarız?

* Fiziki yapımız mı, hizmet veren personel mi, yoksa her ikisi de çekim alanı olmada etkilidir?

* AVM yöneticisini seçme ve yerleştirme yöntemi nedir? Nasıl olmalıdır?

* Çalışanları seçme ve yerleştirme yöntemi nedir? Nasıl olmalıdır?

* Çalışanlara nasıl bir ortam sunacağız?

* Çalışanların Soyunma Odaları, Dinlenme Odaları, Yemekhane nerede olmalı?

* Eğitim salonları oluşturacak mıyız?

* AVM bütünlüğündeki her çalışana hangi eğitimleri vermeliyiz? Bunu ne zaman yapmalıyız?

* Sürekli eğitim yapacak mıyız? Kimlerle yapacağız?

Dünyanın en güzel yatırımını yapabilirisiniz, ancak insan faktörünün o yatırımı ete-kemiğe büründüren tek faktör olduğunu asla unutmayınız. Çalışanlarınızın yetkinliklerini artırıcı eğitimler almasını sağlayınız. Eğitime harcanan paraların bir yatırım olduğu anlayışına sahip oldukça sürekli gelişimin önü açılacaktır.

Mevcut Pazar bundan sonra yere sağlam basan çok boyutlu hazırlanan profesyonel yatırım projelerinin hayatta kalma şansının yüksek olduğuna işaret ediyor.

Yorum Yap

Yorum Yap